Sünnetin Fayda veya Zararları Nelerdir?

Sünnet insanlık tarihinin en eski ameliyatı olmasının yanında, bugün dünyada en sık uygulanan cerrahi işlemdir. Böyle olmakla birlikte, hakkında hala birçok bilinmeyenin olduğu, farklı uygulamalarının yapıldığı, bilimsel anlamda birçok noktasının hala aydınlatılamadığı da doğrudur. Güncel tıp literatürüne baktığımızda, “hiçbir sağlık sorunu olmayan çocukta” rutin sünnet yapmanın mutlak faydalı olacağını destekleyen kanıtlar maalesef yetersizdir. Yine de bilimsel yayınlar sünnetle ilgili üç şeyi çok net bir şekilde gösteriyor:

Bunlardan birincisi sünnet olan bebeklerde idrar yolu enfeksiyonları “hayatın ilk yılında”, sünnetsiz bebeklere göre daha az görülmektedir. Sünnetin bu etkisinin bir yaşından sonra da sürüp sürmediği henüz ispatlanmış değildir.

İkincisi, erişkin dönemde sünnetli erkeklerde AIDS etkeni olan HIV enfeksiyonuna %50-60 daha az, bir diğer cinsel yolla bulaşan ve genital siğillerin etkeni olan HPV virüsüne ise %30-40 oranında daha az  rastlandığını biliyoruz. HPV virüsü ile bağlantılı olduğunu bildiğimiz kadınlardaki rahim ağzı kanserine, sünnetsiz erkeklerin eşlerinde 6 kat daha fazla rastlanır. Yani sünnet cinsel aktif yaşlarda cinsel yolla bulaşan hastalıkların önlenmesinde de kesinlikle etkilidir

Sünnetin faydasının bilimsel olarak ispatlandığı üçüncü nokta ise, sünnetin penis kanserine karşı koruyucu olduğu. Bizim gibi sünnet oranı yüksek toplumlarda, çok sıkıntılı bir hastalık olan penis kanserine neyseki hemen hemen hiç rastlanmamaktadır.

Sünnetin bu kanıtlanmış faydalarının dışında, sağlıklı bir bebeğin veya çocuğun sünnet olduğunda gelişiminin daha iyi olacağı, daha hızlı kilo alacağı, daha hızlı boy atacağı gibi kanılar doğru değildir.

Rutin sünnet dışında, çocukta altta yatan sağlık sorununa bağlı olarak da sünnetin önerildiği durumlar mevcut. Örneğin önceden idrar yolu enfeksiyonu geçirdiği bilinen, ya da böbrek ve idrar yollarında reflü, darlık, hidronefroz gibi problemleri olan, “fimozis” dediğimiz, penisin ucundaki sünnet derisinin penis başına yapışık olduğu, geri çekilemediği, ve buna bağlı çocuğun zor idrar yaptığı durumlarda sünnet bilimsel olarak mutlaka önerilen bir işlemdir. Çünkü bu hastalarda artmış olan idrar yolu enfeksiyonu riski, sünnet sonrasında ciddi oranda azalmaktadır.

Üroloji literatüründe, sünnet yapılan erkeklerde sertleşme bozukluğu, hissizlik, erken boşalma veya geç boşalma gibi problemlerin olmadığı da net olarak gösterilmiştir. Tabi ki uygun yaş aralığı, uygun teknik veya steril ortamlarda yapılmayan sünnetlerde komplikasyonlar sıktır. Böyle durumlarda çocuk psikolojisinin olumsuz etkilenmemesi kaçınılmazdır. Ülkemizde sünnet ile ilgili en büyük sorun budur.

Bilimsel çalışmalar ile ilgili bu özetten sonra, sünnetin bir de sosyokültürel bir yönü olduğu da unutmamak gerekir. Dünya Sağlık Örgütü’nün de görüşü, sünnetin dini amaçla rutin yapılmasının sakıncalı olmadığı ve anlayışla karşılanması gerektiği yönündedir.

Sosyal Medyada Paylaş:

Randevu